Hologram Nedir? Hologramın Tarihçesi

Hologram Nedir?

İnternet üzerinde hologramla ilgili en çok araştırılan konu kesinlikle hologramın ne olduğudur. Hologram, daha çok teknoloji alanında kullanılmaktadır. Hologram var olan herhangi bir nesnenin lazer ile gösterilmesine denmektedir ve Hologramın kullanım alanı gerçekten çok fazladır. Hologram ışığın yansıtılarak görüntünün tabaka şeklinde görülmesini sağlayan bir sistemdir. Aynı zamanda iki tane farklı lazer ışınlarının birleşmesi ile üç boyutlu bir fotoğraf elde edilebilir. Bu hologram sayesinde meydana gelmektedir. Hologramın normal fotoğrafçılıktan farklı özellikleri bulunmaktadır. Hologram fotoğrafların daha derin gösterilmesini sağlar ancak hologramlar çoğaltılamaz ve dağıtılamaz. İki boyutlu nesneler hologram sayesinde ileri teknoloji ile üç boyutlu görünmesini sağlar. Bu sebeple görsel açıdan görüntüleri güzel gösterir. Yani herhangi bir şey sunulacağı zaman hologram sayesinde üç boyutlu hale getirilip insanların beğenisine sunulabilir.

Holografi, lazer ışınlarına dayanılarak gerçekleştirilen üç boyutlu görüntü işlemine verilen addır.

Uzayda bir cismin varlığına ait bilgi bize genellikle ses veya ışık dalgaları halinde ulaşır. Holografi, cisimlerden gelen dal­galardaki bilgileri belirli bir şekilde depo edip, bu bilgide hiçbir kayıp olmadan tekrar ortaya çıkartmayı sağlayan bir tekniktir.

Hologram kelimesi Yunanca sözcüklerin bileşiminden oluşur. “Holos” (Tam Görüntü) ve “Gram” (Yazılı) anlamındadır. Hologram lazer ışın dalgalarının pozitif karışımı ile oluşan üç boyutlu kayıttır. Holografinin teknik terimi “Dalga Sınırının Yeniden Yapılanması”dır.

Hologram, orijinal objenin üç boyutlu gerçek kaydı, kısaca üç boyutlu lazer fotoğrafıdır. Başka bir deyişle; 3 boyutlu görsel bilginin lazer teknolojisiyle  kaydedilmesi, depolanması ve hareket efektinin kazandırılarak çok boyutlu ortama aktarılması sonucu elde edilir.

Holografide uyumlu lazer ışınının pozitif teması ile dalga sınırlarını eşleştirerek kayıt yapılır. Bu üç boyutlu kayıt kırılmış bir şablon şeklinde oluşur; bir dizi çok ince çizgi veya tek merkezli daireler halindedir. Bu kırılma, ışığı bükerek lazer ışığının orijinal kaydın dalga sınırına geri gönderir. Objenin üç boyutlu görüntüsü hologram ışık olarak yapılanır. Hologram, fizik, kimya, basım, mühendislik gibi pek çok kavramın hepsini birden içinde barındırdığı için gelişmiş ve karmaşık bir üründür. Gözlerinizin görebildiği her şeyi canlandırabilir:

Örneğin; boyut, metin vb. Genellikle, en yaygın hologram medyası etikettir. Polyester filmden üretilir, birçok yüzeye uygulanabilen kendinden yapışkanlı özelliktedir.

Görüntü, tüm hareket değişikliklerini ve alan derinliğini ifade eder. Görüntü, ortamın arkasında ya da önünde yüzüyormuş  veya kayıt ortamı üzerine binmiş, iç içe geçmiş izlenimi verir.

Hologramlar derinlik ve paraleks içerdiğinden, objenin çevresini ve arkasındaki objelerin daha da derinlik içinde görülmesini sağlar. Birçok açı ve derinlikten görünebilmesi mümkündür Tıpkı gerçek hayatta gördüklerimiz gibi.

Hologram kavramını daha iyi anlayabilmek adına bir örnek verilecek olunursa: Üzerinde gül görüntüsü olan bir hologram iki parçaya kesilip daha sonra lazerle aydınlatıldığında, her bir yarının gülün bütün görüntüsünü içerdiği görülür. İşin aslı, bu yarım parçalar tekrar bölünürse, her bir film parçacığının orijinal desenin daha küçük fakat tam görüntüsünü içerdiği görülür. Diğer fotoğrafların aksine, hologramın her bir parçası, bütüne uygulanan bilginin tamamını içerir.

Hologramın “Her parçada bütünlük” doğası, organizasyonu ve düzenlemeyi anlamanın yeni bir yolunu anlamamızı sağlar.

Hologram kavramını duyan kişiler hologramın anlamının ne olduğunu merak ederler. Çoğu insan hologram kelimesini duysalar da ne demek olduğunu bilmezler. Bundan dolayı merak edip araştırmaları gayet normaldir. Hologram kelimesi Yunanca sözcüklerin bileşiminden oluşmaktadır. “Holos” (Tam Görüntü) ve “Gram” (Yazılı) anlamına gelir. Hologram lazer ışın dalgalarının pozitif karışımı ile oluşan üç boyutlu görünüme denir. Holografinin teknik terimi “Dalga Sınırının Yeniden Yapılanmasıdır. Hologram, orijinal objenin üç boyutlu gerçek kaydı, kısaca üç boyutlu lazer fotoğrafı olarak tanımlanabilir. Hologramların en büyük özellikleri üç boyutlu görüntüleri yansıtmalarıdır. Başka bir deyişle; 3 boyutlu fotoğrafların lazer teknolojisiyle kaydedilmesi, depolanması ve hareket efektinin kazandırılarak çok boyutlu ortama aktarılması sonucu elde edilmektedir. Bu fotoğrafların önemli olmasının sebebi hareket edebilme becerisine sahip olmalarından kaynaklanır. Hologramlar derinlik ve paraleks içerdiğinden, objenin çevresini ve arkasındaki objelerin daha da derinlik içinde görülmesini sağlarlar. Birçok açı ve derinlikten görünebilmesi mümkündür. Tıpkı gerçek hayatta gördüklerimiz gibi görünmektedir. Hologram ya da holografik teknoloji, sık sık hayatta olmayan sanatçıların sanal olarak sahnede bulundurulması için kullanılmaktadır.

Hologramın Tarihçesi

Hologramın Temeli, Nobel ödülü kazanan Dennis Gabor’un karışık desen teorisine dayanır. 1947 yılında Gabor, her bir ışık dalga tepesinin oluşturduğu desenin orijinal kaynağının bütün verilerini taşıdığını ve bubilginin bir film üzerinde depolanıp çoğaltılabileceği teorisini ortaya atmıştır.1960′ lı yıllarda yeni bulunan lazer, uygun optik ve birleştirme teknolojileri sonucunda fizikçiler tarafından tekrar gündeme getirilmiştir.Bu yeni teknoloji şaşırtıcı derecede gerçeğe yakın 3 boyutlu görüntüler elde edilmiştir. Kısa bir süre sonra oluşan son derece  hassas optik ölçme teknikleri toplum tarafından kabul gördü.

1960-1970 yılları arasında konu ile ilgili yüzlerce kitap basıldı, bir çok makale ve habere konu oldu. Bu süre zarfında, holografi tamamen sanatsal  gayelerle kullanıldı. 1980′ lerden sonra holografi sergileri kapanmaya başladı, araştırma grupları azaldı ve birçok holografi sanatçısı yok oldu.1982 yılında, kayda değer bir olay yaşandı. Paris Üniversitesinde, fizikçi Alain Aspect önderliğindeki araştırma grubu, 20. yüzyılın en önemli sayılabilecek deneylerinden birini gerçekleştirdi. Aspect’in buluşunun bilimin yüzünü değiştirebilecek önemde idi.Aspect ve ekibi, belli şartlar altında, elektron gibi atomun bazı alt parçacıklarının birbirlerini ayıran mesafeye bağlı olmaksızın birbirleriyle hızlı bir şekilde iletişime geçtiklerini keşfetmişlerdir. Birbirleriyle 5 metre ya da 5 milyar kilometre uzaklıkta olmalarının hiçbir önemi yoktur.

Bir şekilde, her parçacık diğerinin ne yaptığını biliyor gibi görünmektedir. Bu buluş, Einstein’in uzun yıllar boyunca kabul görmüş “Hiçbir iletişim teknolojisi, ışık hızını aşma olanağına sahip değildir” teorisini çürütmüştür. Işıktan daha hızlı seyahat etmek zaman bariyerini kırmaya eşdeğer olduğu için, bu korkutucu buluş, bazı fizikçileri, Aspect’in teorisini yalanlamak için çare arayışlarına itmiştir. Fakat  bu, diğerlerini daha da radikal açıklamalar yapmak için adeta davetiye çıkartmıştır. Örneğin; Londra Üniversitesi’nde fizikçi olan David Bohm, Aspect’in buluşlarının aslında nesnelliğin gerçekten var olmadığı, aşikar somutluğuna rağmen evrenin sadece kalplerde bir fantazi olduğu, evrenin dev ve mükemmel olarak detaylandırılmış bir hologram olduğu anlamına geldiği açıklamasını yapmıştır.

Holografiyi her ne kadar fizikçiler dahi felsefi açıdan ele alsalar bile gerçek hayatta böyle bir teknolojiden yararlanmanın vazgeçilemez olduğu gerçeğini değiştirmemiş ve bu süreden sonra ticari ve askeri alanlarda da gelişim göstermeye başlamıştır.

Günümüzde holografi çok önemli uygulamalara yönlendirilmiştir: Taklidin önlenerek korsana karşı ürün ve marka haklarının korunması, askeri ve resmi her tür belge ve değerli evrakların, banknotların,.. v.b. korunması gibi.

admin

Ben Nurullah Tayıpoğlu 20 yıllık Matematik Öğretmeni ve Eğitim Koçu 1991 yılından beri bilgisayarla iştigal ediyor. Commodore bilgisayarla başlayan teknoloji… 20 Yıllık Matematik Öğretmeni ve eğitim koçundan Her seviyeye uygun özel matematik dersi. ?? YKS-LYS-KPSS-TEOG-ALES-DGS HİZMETLERİ

%d blogcu bunu beğendi: