3D Hologram Nedir Ve Nerelerde Kullanılır?

Hologram, teknik anlamda lazer ışınları kullanılarak gerçekleştirilen üç boyutlu görüntü elde etme işlemidir. Hologram teknolojisi ile yapılan işlem, nesnelerin görüntülerinin lazer kullanılarak üç boyutlu olarak kaydedilmesi ve elde edilen sonucun yine üç boyutlu olarak gösterilmesi esasına dayanır. Holografi yani hologram teknolojisi üzerine yapılan çalışma veya üretimler, Cisimlerden yansıyan ve dağılan ışığı kayıt altına alıp onları 3 boyutlu olarak sunan fotografik bir tekniktir.

Yıllar içerisinde farklı şekillerde karşımıza çıkan hologramlar arasında aktarım hologramları olan ve ışığın içinden geçmesi ve görüntünün yanda belirmesini sağlayan çeşidi ile daha ziyade kredi kartları gibi güvenliğin sağlanması istendiğinde kullanılan gökkuşağı hologramları bulunmaktadır.

Hologram teknolojisinin geliştirilmeye başlaması, 1962 yılında Sovyetler Birliği’nden Yuri Denisyuk ile Amerika Birleşik Devletleri’nden Emmett Leith ve Juris Upatnieks tarafından Michigan Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda ortaya çıkardıkları, yenilikçi ve nesneleri 3 boyutlu olarak kayıt altına almayı sağlayan lazer programı ile mümkün oldu. Fotografik emülsiyon ile gümüş halojen tuzu üzerine kayıt yapılan programda, ortaya çıkan sonuçlar tatmin edici olmaktan uzak olsa da, daha sonra zamanla geliştirilen bu teknoloji günümüz hologramlarında görünen hale geldi.

Hologramlar Gerçek Hayatta Ne İşe Yarar?

Hologramlar her gün kullandığımız birçok eşya üzerinde karşımıza çıkar. Bİrçok kimlik kartında ve hemen hemen her kredi kartında hologram teknolojisi kullanılmaktadır. Hologramlar bu saydıklarımızın dışında CD, DVD ve Bluray kutularının, yazılım ürünlerinin paketlerinin yani telif hakkı korunan hemen her ürünün paketinin üzerinde de bulunur.

Öte yandan bahsedilen güvenlik hologramları, her ne kadar kopyalama ve dolandırıcılığı önlemek için faydalı olsa da, pek de etkileyici örnekler değillerdir. Zira bu tür hologramların tek yaptığı, bakış açısı değiştikçe şekil ve renk değiştirmektir.

Geniş ölçekli hologramlar, yani lazerler ile oluşturulan ya da karanlık bir odada dikkatlice yerleştirilmiş ışıklandırmalar aracılığı ile hayat verilen türleri ise sıra dışı hologram örnekleri olarak gösterilebilir. Bunlar temelde, 3 boyutlu nesnelerin boyutlarını oldukça gerçekçi bir şekilde gösterebilen iki boyutlu yüzeylerdir. Üstelik bu tür bir hologram deneyimini yaşamak için, 3 boyutlu sinemalarda yapmanız gerektiği gibi özel bir gözlük takmanıza da gerek kalmaz.

Hologramların şaşırtıcı birçok özelliği bulunur. Örneğin, bunlardan biri, hologramın ufak bir parçası bile, ortaya konulan görüntünün tamamını ihtiva eder.

Hologramların arkasında yatan prensipleri anlamak, size hologramların, beyninizin ve ışık dalgalarının birlikte çalışarak nasıl 3 boyutlu bir görüntü yarattığını anlamanız için fayda sağlayacaktır.

Hologramlar Nasıl Çalışır?

Bir hologram yapmak için öncelikle bir nesneyi ya da insanı, sakin ve sade bir ortamda lazer ışınları ile kayıt altına almalı, daha sonra bu bilgileri kayıt ortamına gönderip temizleyerek görüntüyü netleştirmeniz gerekmektedir.

Lazer ışınları ikiye ayrılı ve aynalardan yansıtılarak tekrar yönlendirilir. Işınlardan biri nesneye yönlendirilir. Işığın bir kısmı nesneyi yansıtır ve kayıt ortamında saklanır.

İkinci ışın (diğer bir adı ile referans ışını) doğrudan kayıt ortamına yönlendirilir. Bu, ışınların hologramın oluşacağı bölgede net bir görüntü oluşmasını sağlar.

Bu iki lazer ışını birbirleri ile kesişir ve birleşir. Kesiştikleri bölge kayıt ortamında görüntülenir ve 3 boyutlu görüntü yaratılır.

3 Boyutlu Hologramlar Nelerdir?

Üç boyutlu hologram teknolojisi ile ilgili örneklere, bilim kurgu türü filmlerde sıkça rastlamak mümkündür. Aslında bu teknoloji, henüz yaygın olarak kullanılan bir teknoloji olmaktan uzaktır. Ancak; gelişimi yönünde atılan güçlü adımlar, hologram teknolojisinin yakın gelecekte kendisine oldukça fazla sayıda kullanım alanı bulacağını göstermektedir. Hologram teknolojisi, geçmiş yıllarda bazı sanatçıların holografik görüntülerini elde etmek için kullanılmıştır. Bu teknoloji ile sanat dünyasının hayata veda etmiş önemli temsilcilerinin sahnede üç boyutlu holografik görüntüleri elde edilmiş; hatta, bazı sanatçılar ile düetleri bile sahnelenmiştir. Benzer şekilde tarihi kişiliklerin, yok olmuş tarihi binaların, nesli tükenmiş canlıların da hologram teknolojisi ile üç boyutlu görüntülerini elde etme çalışmaları devam etmektedir.

3 Boyutlu hologramlar hayatlarımızda yer etmeye başladı. 3 Boyutlu hologramlar gerçekte orada olmasa da, orada duruyormuş izlenimi veren, gerek hava süzülen gerekse bir platform üzerinde konumlandırılmış nesnelerdir. Bu artırılmış gerçeklik türü bugüne dek düzenli bir şekilde gelişimini sürdürüdü.

Microsoft firmasının kendi geliştirdiği HoloLens gözlükleri, Apple’a ait ARKit ve Google tarafından geliştirilen ve hologram sunulan ARCore gibi ürünler günümüzde mevcut. Hologram teknolojisi piyasada kendine yer edinmeyi başardı ve bilişim devi firmalar, bu artırılmış gerçeklik dünyasını domine etmek için yarış halinde.

3 Boyutlu hologram görüntüleme, insanların kullandığı birçok dijital içerik için bir sonraki adım olarak görünüyor. Bu yeni teknolojinin kullanım alanı ise neredeyse sonsuz.

Bir odaya yansıtılan hologram, 3 boyutlu bir otomobil konseptini sanki gerçekten oradaymış gibi gösterebilir. Toplantılarda ya da konferanslarda 3 boyutlu sunumlar konukları etkileyecektir. Tüm bunlara ek olarak ve belki de en etkileyici hologram kullanımlarından biri olan holografik iletişim, kilometrelerce uzaktaki bir odaya sizin görüntünüzü 3 boyutlu olarak yansıtıp oradaki insanlarla iletişim kurmanızı sağlar.

Hologramlar birçok iş alanındaki eğitim, tasarım ve görselleştirme olanaklarını ciddi biçimde geliştirebilecek potansiyele sahiptir. Tasarım aşamasındaki ürünlere 3 boyutlu olarak bakabilme, ayrıntıları yakınlaştırabilme ve üzerinde oynamalar yapabilme ihtimali, bu süreci gözle görülür şekilde ileri taşıyacaktır.

Pazarlama birimleri de, hologramlar ve 3 boyutlu hologramlar ile etkileşimler sayesinde müşterileri etkileyerek deneysel satış taktikleri geliştirmekte.

DeepFrame adı verilen ve halen geliştirilmekte olan ürün, bilim kurgu sanılabilecek 3 boyutlu arama gibi holografik teknolojilere imkan verebilir. Fahiş bir fiyata mâl olan bu ürün şu anda 50 bin dolar gibi bir maliyete sahip olsa da, deneysel çalışmalar tamamlanıp 3 boyutlu aramalar yaygınlaştıkça, kaçınılmaz olarak rekabet başlayacak ve fiyatlar düşecektir.

Bunun yanı sıra Looking Glass Factory adlı geliştirici tarafından üretilen HoloPlayer isimli ürün (Bilgisayar bağlantılı versiyonu 750 dolar, bağlantı ihtiyacı olmadan çalışabilen versiyonu ise 3000 dolar fiyat etiketine sahip.) halihazırda piyasada bulunmakta.

HoloPlayer cam katman üzerinde 3 boyutlu hologramlar gösterebiliyor ve bu hologramları görmek için özel bir gözlük ya da ekipmana ihtiyaç duymuyorsunuz. Mike Elgan bu cihazın yarattığı 3 boyutlu hologramları jestleriniz ile kontrol edebildiğinizi belirtiyor. Elgan, “Tam karşısından baktığınızda görüntünün ön kısmını görüyorsunuz. Baktığınız açıyı değiştirdiğinizde ise cismin yanlarını görebiliyorsunuz. Bu görüntüler el hareketleri ile kontrol edilebiliyor ve uzanıp tutma hareketi yapabiliyor, döndürme hareketi ile 3 boyutlu nesneleri çevirebiliyorsunuz. Boşlukta yapacağınız kaydırma hareketi de alışık olduğunuz şekilde bir sonraki nesnenin görüntüsünü önünüze getiriyor.” sözleriyle ürünün yapabileceklerini kısaca anlatıyor.

Hologram ile nesnelere hayat verme araçların ön camları için de kullanılabilir hale getiriliyor. Bunun için akla gelecek ilk örnek CES’de görücüye çıkan WayRay firması tarafından geliştirilen Navion.

Ön konsola yerleştirilen yansıtıcı, navigasyon arayüzünü ve adım adım navigasyon bilgilerini yola yansıtıyor. Navion yoldaki tehlikeler ya da yayaları da tanımlayarak sizi uyarıyor. Navion ayrıca jestler ya da sesli komut ile kontrol edilebiliyor.

Teknoloji meraklılarının sabırsızlıkla beklediği akıllı telefonlar için 3 boyutlu hologram için ise Samsung ve LG firmaları uzun süredir çalışıyor. Öte yandan bu iki firma, tüm uğraşlara rağmen 3 boyutlu hologram teknolojisini sunabilecek akıllı telefonların henüz hayatımıza girmesi için çok erken olduğu görüşünde.

admin

Ben Nurullah Tayıpoğlu 20 yıllık Matematik Öğretmeni ve Eğitim Koçu 1991 yılından beri bilgisayarla iştigal ediyor. Commodore bilgisayarla başlayan teknoloji… 20 Yıllık Matematik Öğretmeni ve eğitim koçundan Her seviyeye uygun özel matematik dersi. ?? YKS-LYS-KPSS-TEOG-ALES-DGS HİZMETLERİ

%d blogcu bunu beğendi: